İbrahim ÇOBAN

Tarih: 13.09.2018 17:15

Emperyalizm Türkiye ‘Hibrit Savaş´ mı açtı?

Facebook Twitter Linked-in

Hibrit tohumu ve hibrit motoru duymuştum.

Meğer şimdi de hibrit savaş çıkmış.

Kuralsız, karmaşık, rakibi tümden ele geçirmeyi amaçlayan bir savaş türüymüş.

Aslında, bu tür savaşın varlığını hissediyordum da, adını bilmiyordum.

Öğrenmiş oldum ve ürperdim.

Geçen hafta gazeteci arkadaşım Özlem Yağmur´a uğrayıp bir çayını içerken, MHP´nin eski İl Başkanlarından Arif Demirören´de benim gibi çat kapı uğrayıverdi Lodos Medya´ya.

Laf, lafı açarken Arif Demirören´den duydum bu kuralsız savaşın adını.

Haliyle merak edip araştırdım.

İşte öğrendiklerim.

Hibrit savaş, açık veya gizli olarak birden fazla savaş vasıtasının belli bir amaç için karmaşık bir biçimde kullanıldığı yeni bir savaş türü olarak açıklanıyor.

Bu işin mimarı da, 9 Kasım 2012´de Rusya Federasyonu Genel Kurmay Başkanı olan General Valery Gerasimov olarak kabul ediliyor.

“Gerasimov Doktrini” olarak da adlandırılan “hibrid savaş”, “kirli savaş” gibi farklı isimlerle de anılıyor.

Bazı savaş analistlerine göre, ‘4. nesil savaştır´, bazı uzmanlara göre, ‘kirli´ bir savaştır, bazı harp uzmanları da, tanımdan yola ‘karma savaş´ olarak nitelendiriyorlar.

Asıl amacı;  Harp ilan etmeden, hedef ülke hükümetini devirip, kendi çıkarımına uygun olan yeni bir hükümetin kurulması.

Bunun için şu yöntemleri uyguluyorlar:

Öncelikle hedef ülkede yaşayan ve destek vermesi beklenen bir kısım halk önceden örgütleniyor.

Bunu sağlamak için hedef ülkeye istihbarat elemanları ve gayri nizami harp unsurları sızdırılıyor.

Halkın örgütlenmesini teşvik etmek için hedef hükümetle ilgili karalama kampanyaları başlatılıyor.

Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan ve hangi kaynaktan geldiği bilinmeyen yalan haberlerle, hedef ülkede yaşayanlar hükümete karşı kışkırtılıyor.

Hedef ülkenin bilişim sistemlerine saldırılar düzenleniyor.

Hedef ülkenin hükümetin gizli faaliyetleri deşifre ediliyor.

Halkın memnuniyetsizliğini arttırmak için, ele geçirilen yolsuzluk belgeleri ve rüşvet belgeleri kamuoyu ile paylaşılıyor.

Yolsuzluk yoksa düzmece belgelerle hükümet üyeleri karalanıyor.

Hükümet üyelerinin ve çocuklarının savurganlıkları, zengin yaşam olanakları medyada abartılarak yayımlanıyor.

Savunma bakanlığının gizli savaş planları, seferberlik çalışmaları dâhil, her türden gizli belgeleri ele geçirilmeye çalışılıyor.

Hedef ülkede yaşayan halkın sorunları, sözüm ona uluslararası arenada savunuluyor.

Bir yandan hedef alınan devletin hükümeti zayıf düşürülürken, diğer hibrit savaşı yürüten devlet ve devletlere sempati ve güven arttırılmaya çalışılıyor.

Bütün bunlar, hedef ülkede bulunan ve mevcut otoriteden memnun olmayan halkın memnuniyetsizliğini daha da kışkırtılıyor.

Yer yer grevler, iş bırakmalar, dükkân ve banka soygunları, sokak gösterileri, giderek artan meydan toplantıları başlatılıyor.

Hedef ülke toplantı ve gösterileri kanunsuz bulup şiddetle bastırdığı takdirde, bu bir kısım halkın memnuniyetsizliğini daha da arttırılıyor.

Sivil halkla güvenlik güçleri arasında çatışmalar başlatılıyor.

Bu çatışmalarda meydana gelecek olan ölüm ve yaralanmalar, propaganda vasıtalarınca abartılıyor.

Giderek devlet kurumlarına saldırılar ve devlet kurumlarının işgali süreci başlatılıyor.

Sonra mı?

Eğer hedef ülkede otorite boşluğu oluşturulursa sıra fiili isyan hareketlerine geliyor.

Hedef ülkedeki bir kısım halkın isyan hareketini desteklemek için düzenli askeri birlikler sınıra yakın konuşlandırılıyor.

Düzensiz üniformasız askerler önceden hedef bölgeye sızdırılıyor. 

Bütün bu faaliyetler ile koordineli olarak ekonomik savaş unsurları da harekete geçiriliyor.

Mümkünse hedef ülkeye ekonomik ambargo uygulanıyor.

Varsa petrol, enerji, ilaç ve gıda maddeleri gibi hayati öneme sahip olan sevkiyatlar durduruluyor. Bütün bu olanlardan da yerel hükümet sorumlu tutuluyor.

Hibrit savaş türü, devlet, devlet olmayan topluluklar ve yerel veya uluslararası gerilla grupları tarafından icra edilebiliyor.

Bütün bunları okuduktan sonra Türkiye´de son yıllarda yapılan ve/veya yapılmak istenenlere karşı bakış açım değişti.

Uyanık olalım vesselam.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —