Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Nasıl Yapmışlar?" söyleşilerinde İngiliz sosyolog Richard Hoggart'ın düşünce pratikleri ele alındı. Doç. Dr. Levent Ünsaldı, sosyolojinin sadece büyük yapılarla değil, asıl olarak "yaşanan" hayatla ilgili olduğunu vurguladı.
Nilüfer Belediyesi, Pancar Deposu'nda düzenlediği "Nasıl Yapmışlar?" söyleşi serisinin konuğu Doç. Dr. Levent Ünsaldı oldu. Ünsaldı, kültürel çalışmalar alanının kurucu isimlerinden Richard Hoggart'ın sosyolojik yaklaşımlarını ve araştırma yöntemlerini katılımcılarla paylaştı.
Söyleşide, Hoggart'ın "Okuryazarlığın Kullanımları" adlı eseri merkeze alındı. Doç. Dr. Levent Ünsaldı, sosyolojinin salt makro yapılar ve istatistiklerden ibaret olmadığını belirtti. Ünsaldı, disiplinin odağına doğrudan "yaşanan" hayatı alması gerektiğinin altını çizdi.
Hoggart'ın işçi sınıfına bakış açısını detaylandıran Ünsaldı, klasik Marksist çerçevenin dışına çıkılan bir yaklaşımdan söz etti. Bu yaklaşımda, işçi sınıfı yalnızca ekonomik bir birim olarak değil, kendine özgü bir kültür ve değerler bütünü olarak ele alınıyor. Ünsaldı, bu hümanist ve liberal bakış açısının sosyolojiye önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Söyleşide, gündelik yaşamın dinamikleri de masaya yatırıldı. Sıradan insanın dünyayı "biz" ve "onlar" olarak ikiye bölme eğilimi ile mahalle hafızasının toplumsal kimlik inşasındaki rolü incelendi.
Giderek yaygınlaşan kitlesel popüler kültürün yerel ve sahici bağları nasıl zayıflattığı sorusu, Hoggart'ın "kültürel yerinden edilme" kavramı üzerinden tartışıldı. Doç. Dr. Ünsaldı, ayrıca yazarın otobiyografik tarzını, işlevsel bir araştırma yöntemi olarak tanımladı.