Menü Vilayet Haber | Bursa Haberleri
Tarih: 25.10.2026 19:04
Suyu kaynatmak her zaman çözüm değil!

Suyu kaynatmak her zaman çözüm değil!

Facebook Twitter Linked-in

Sağlık Bakanlığı Danışmanı Prof. Dr. Haydar Sur, sel ve şiddetli yağışların ardından içme suyunda oluşabilecek tehlikelere karşı uyardı. Kirli suyun kolera, tifo ve hepatit A gibi hastalıklara yol açabileceğini belirten Sur, “Suyu kaynatmak her türlü kirliliğe karşı yeterli değildir” dedi.

İSTANBUL (İGFA) - Şiddetli yağışlar ve sel baskınları, içme suyu kaynaklarında mikrobiyolojik ve kimyasal kirliliğe neden olabiliyor. Sağlık Bakanlığı Danışmanı Prof. Dr. Haydar Sur, sel sularının kanalizasyon atıklarını, hayvan dışkılarını, tarımsal atıkları ve çeşitli kimyasalları içme suyu sistemlerine taşıyabildiğini belirtti.

SEL SULARI İÇME SUYUNU NASIL KİRLETİYOR?

Su şebekesindeki boruların zarar görmesi veya basıncın düşmesiyle kirli suyun dağıtım sistemine sızabileceğini kaydeden Sur, suyun bulanıklaşmasının da dezenfeksiyon işleminin etkinliğini azaltabileceğine dikkat çekti.

Kirlenmiş suyun içilmesi veya yemek hazırlığında kullanılması ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor. Sur, kolera, tifo, şigelloz, bazı E. coli enfeksiyonları, hepatit A, norovirüs ve paraziter hastalıkların kirli su yoluyla bulaşabileceğini ifade etti.

İshal, kusma, karın ağrısı ve ateş en sık görülen belirtiler arasında yer alırken bazı enfeksiyonlarda sarılık ve halsizlik de ortaya çıkabiliyor. Belirtilerin saatler içinde başlayabileceği gibi günler, hatta haftalar sonra görülebileceği de belirtiliyor.

“SUYU KAYNATMAK HER ZAMAN ÇÖZÜM DEĞİL”

Şebeke suyunun güvenliğinden şüphe edilmesi durumunda kaynatmanın her türlü riski ortadan kaldırmadığını vurgulayan Sur, önemli bir ayrıma dikkat çekerek, suyun uygun şekilde kaynatılması birçok hastalık yapıcı mikroorganizmayı etkisiz hâle getirebildiğini, yakıt, pestisit, ağır metal ve sanayi kaynaklı kirleticiler kaynatmayla güvenli hâle gelmeyeceğini ve su buharlaştıkça bazı kirleticilerin yoğunluğunun artabileceğini kaydetti. Sur, bu nedenle kimyasal kirlenme şüphesi bulunan suların kaynatılarak içilmemesi, güvenli olduğu doğrulanmış alternatif su kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

ÇAY, KAHVE VE YEMEK HAZIRLARKEN DE DİKKAT!

Sur, vatandaşların belediye, su ve kanalizasyon idareleri ile sağlık yetkililerinin duyurularını takip etmeleri gerektiğini belirtti. Özellikle “Suyu kaynatarak kullanın”, “Suyu içmeyin” ve “Suyu hiçbir amaçla kullanmayın” uyarılarının birbirinden farklı anlamlar taşıdığına dikkat çekti.

Şebeke suyunun güvenli olmadığı bildirildiğinde bu suyun yalnızca içme amacıyla değil; çay, kahve, çorba ve bebek maması hazırlamakta, diş fırçalamakta, yiyecek yıkamakta ve buz yapmakta da kullanılmaması gerekebilir.

Kirli suyla yıkanan sebze ve meyveler ile bu suyla temizlenen mutfak gereçleri de enfeksiyon riski oluşturabiliyor. Buzun dondurulmasının suyu güvenli hâle getirmediği de özellikle vurgulanıyor.

Kirli suya maruz kalma sonrasında kanlı ishal, yüksek veya devam eden ateş, şiddetli karın ağrısı ve sıvı alamamaya neden olan kusma durumlarında tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli. İdrar miktarında azalma, baş dönmesi ve bayılma gibi sıvı kaybı belirtilerinin de ciddiye alınması gerekiyor.

ŞEBEKE SUYU NE ZAMAN GÜVENLİ SAYILIR?

Prof. Dr. Sur, sel sonrasında suyun yeniden güvenli kabul edilmesinin yalnızca berrak görünmesine veya musluklardan akmaya başlamasına bağlı olmadığını belirtti. Su kaynağından arıtma tesisine ve dağıtım şebekesine kadar bütün sistemin incelenmesi, mikrobiyolojik ve kimyasal analizlerin yapılması gerekiyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —